Perşembe, Temmuz 12, 2007

Türkmenler ve son gelişme...


ITC Başkanı Ergeç ve Türkmen heyetine bu arada ‘Washington’da en üst seviyeden bir olumlu-destekleyici mesaj daha verildi. Dünkü sohbetimizde Sayın Ergeç’ten öğrendiğime göre; Ergeç ve heyeti Pentagon’a toplantıya gittiklerinde hemen girişteki koridorda, karşılarında ABD Genelkurmay Başkanı Org. Peter Pace’i buluyorlar. Pace, Ergeç ve arkadaşlarının ellerini sıkıyor ve Türkmen Başkan’a “Sayın Başkan, hoş geldiniz, sizi burada görmek-sizinle birlikte olmak bizim için bir şereftir” diyor. Bu karşılaşma mesajına dair daha detay yoruma gerek var mı efendim? Evet, Kuzey Irak dosyasında, bölgesel dengeler üzerinde Türkmen Cephesi’nin etkisi hızla söz sahibi konuma yükselmeye başlamıştır.

Çarşamba, Temmuz 11, 2007

ERGEÇ ABD'YE GİTTİ, BOMBALAR PATLADI

Tuesday, 10 July 2007
Kerkük'ün Tuzhurmatu bölgesinde gerçekleştirilen ve 150'den fazla Türkmenin ölümüne neden olan bombalı saldırının, Irak Türkmen Cephesi (ITC) Başkanı Sadettin Ergeç 'in referanduma ilişkin ABD ve Türkiye'deki temaslarının hemen ardından gerçekleştirilmesi dikkat çekti.
Ergeç'in Kerkük'teki referandumun ertelenmesi amacıyla gerçekleştirdiği temasların başarılı geçtiği belirtilmişti.

ITC'nin Ankara Temsilcisi Ahmet Muratlı, yaptığı açıklamada, Ergeç'in ABD ziyareti ile patlamaların aynı zamana gelmesinin rastlantı olmadığını söyledi.

ABD'de birçok üst düzey görüşme yaptıklarını ve bunların çok başarılı geçtiğini anlatan Muratlı, "Ne yazık ki patlamalarda Irak Türkmen Cephesi'nin, ABD'ye gerçekleştirdiği ziyaretin olumlu geçmesinin büyük bir etken olduğunu söyleyebiliriz" yorumunu yaptı.

Kentin geleceği ile ilgili olarak yapılacak referandum için gerekli şartların oluşmadığını anlatan Muratlı, ilk önce normalleştirme ve nüfus sayımının yapılması gerektiğini, daha sonra ise tüm Irak'ta bir Kerkük referandumu yapılması isteklerini ABD'ye ilettiklerini anlattı.

Ahmet Muratlı, "Üst düzeyde gerçekleştirdiğimiz ziyaretlerde, hem ABD hem de BM tarafı yaklaşımımızı olumlu ve gerçekçi bulduklarını ilettiler" dedi.
Dışişleri'ne gittiler

Kerkük'teki patlamalarla ilgili olarak dün Sadettin Ergeç ile Ahmet Muratlı Dışişleri Bakanlığı'na çağrıldı. Dışişleri Bakanlığı yetkililerinin konuya ilişkin ITC'den bilgi aldığı ifade edildi.Ankara'nın söz konusu olayı, referandumun ertelenmesi yönündeki iddiasını kuvvetlendirmek üzere BM ve ABD'nin önüne de koymayı planladığı öğrenildi.

Cuma, Temmuz 06, 2007

Irak, Kürtler ve Mısır Kongresi


Kürtler, Kahire Kongresine Neden Tepkili
Araştırmacı/Yazar Aydın Selim
06 Temmuz 2007, CumaBu haber 35 defa okunmuştur.
Irak'ın siyasi durumunu değerlendirmek maksadıyla, 28 -30 Nisan tarihleri arasında bir çok Iraklı siyasi partiler, grup temsilcilerin ve bazı Irak parlamento üyelerinin iştirak etmesiyle Mısır başkenti Kahire'de bir kongre gerçekleşti. Bu kongreye Irak Türkmen Cephesini temsil eden ITC Suriye ve Lübnan temslcisi Erşat Salihi ve ITC denetleme kurulu sorumlusu Cevdat Zülel'de katıldılar. Ayrıca kongreye Eyat Allavi başkanlığındaki Irak Listesi, Salih Mutlag başkanlığındaki Irak Ulusal Elhivar Meclisi, Adanan Düleymi başkanlığındaki Irak Uzlaşma Cephesi gibi bir çok Şii ve Sunni Arap şehsiyetleri, Kürt liderlerinden Sunni İslamci Irak Kürdistan İslami Birliği başkanı Selahattin Mehmet Bahattin, Ilımlı Kürt gruplarından Irak Kürdistan Özgür ve Adalet Partisi başkanı Erşat Zebari ve yardımcısı Cevhar Herki'de katıldılar. Kongre iki gün devam ederken Irak'ın bugünkü siyasi oluşumu ile ilgili önemli konular ele alınmıştır. Ayrıca Kahire toplantısnın en önemli gündem maddesi Irak'ın siyasi toprak birliği ve Kerkük meselesi olmuştu. Kongreye katılan Iraklı siyasi parti ve grup temsilcileri, toplantının sonunda yayınladıkları bildirgede Irak'ın toprak bütünlüğünün savunulması, Irak'ın siyasi oluşumu bütün etnik gruplar ve taraftarların eşit katılmıyla oluşturulması, işgal güçlerin Irak'ın topraklarından çekilmesi, Irak anayasası 140.madde dahil olmak üzere önemli maddeleri yeniden gözden geçirilmesi ve Irak'ın gelir kaynakları eşit bir şekilde bütün Iraklılar üzerine dağıtılması gibi konulara bütün tarafca destek olduklarını ifade etmişler ve toplantının tutanağında imza atmışlardı.
Ayrıca kongrede yukarıda bahıs ettiğimiz bu ilkeler yanında Irak'ın toprak bütünlüğüne savunulması ve Irak'ı bugünkü kaos içinden ve istikrarsızlık durumundan kurtarılması maksadıyla Iraklı siyasi gruplar tarafından (Irak Ulusal Elinkaz Cephesi) adı altında yeni bir siyasi oluşumunun ortaya gelmesinde faydalı olacağını ön görmüşlerdi. Toplantıya katılan bazı siyasi grupların temsilcilikleri özellikle Irak Türkmen Cephesi Suriye ve Lübnan temsilcisi Erşat Salihi, Kahire kongresinde kurulacak Irak Ulusal İnkaz Cephesine ilgili Arap basınına yaptığı açıklamasına göre, ( bu Cephe Maliki veya bugünkü Irak hükümetine karşı değil tam tersi Maliki hükümeti için bir destek olacağını vurgulamıştır).
Sunni Arap Irak Ulusal Elhivar Meclisi başkanı Salih Mutlag, basına yaptığı açıklamada: Irak Ulusal Meclisi içinden ve dışından oluşan gruplarından yakın bir zamanda (Irak İnkaz Cephesi) adı altında yeni bir siyasi oluşum ilan edilecek. Irak'ın bazı önemli siyasi grupları arasında Yurt içinde ve yurt dışında yapılan bir çok toplantıların neticesi sonucunda bu Cephenin kurulması için ilke olarak ittifaka varmışlar ifade etmişti. Irak İnkaz Cephesi aşağıdaki gruplardan oluşmaktadır:
1- Salih Mutlag başkanlığındaki Irak Ulusal Elhivar Meclisi2- Eyat Allavi başkanlığındaki Irak Listesi grubu3- Dr Sadattin Ergeç başkanlığındaki Irak Türkmen Cephesi4- Adnan Düleymi başkanlığındaki Irak Uzlaşma Cephesi 5- Selahattin Mehmet Bahattin başkanlığındaki Kürdistan İslami Birliği6- Erşat Zebari başkanlığındaki Irak Kürdistan Özgür ve Adalet Partisi.
Bu Cephe daha ilan olmadan bazı siyasi gruplar özellikle Kürt ve Şiiler, Nuri Maliki hükümetine karşı bir kompolo olduğunu iddia etmişlerdi. Hatta bile Irak Cumhur başkanı Celal Talabani, Bağdatta yaptığı bir basın toplantısında Şii grupları tahrik etmek için yaptığı açıklamada ( Bazı komşu ülkerlerin desteğiyle yurt dışında bazı Iraklı gruplar için toplantılar organize ediliyor ve Nuri Maliki hükümetine karşı bir kompolo yapılıyor ve biz bu kompoloya karşı ve Maliki hükümetine destek olmak için sonuna kadar mücadele yapacağını ifadesini kullanmıştır). Burada Kürt grupların amacları Maliki hükümetine destek olmak değil, Şii gruplarını Sunni Araplar ve Türkmenlere karşı tahrik etmeleri, Şii gruplarının siyasi desteğini kendi leyhilerine kullanmaları ve Irak'ın stratiji meselelerinde özellikle Kerkük konusunda Şii grupları ile anlaşmalarını kalaylaştırmaktır.

Kuzey Irak'ta yayınlanan bir Kürt gazetesinin haberine göre, Kürt grupları özellikle KDP-KYB ve Şii grupları ile özellikle Mukta Sadır grubu, Malika başkanlığındaki İslami Dava Partisi ve Abdulaziz Elhakim başkanlığındaki Irak İslami Yüksek Meclisi arasında yapılan bir gizli anlaşmaya göre, çoğunluk Sunni Araplardan oluşan Bağdat'ın kuzeyinde Samaraa kenti , Şii kentine döndermek istiyorlar ve buna karşın Şii grupların desteğiyle Kerkük'ü Kürt bölgesine ilhak edilecek. Bu konuya ilgili 3 Temmuz 2007 tarihinde Şiiler tarafından Bağdattan Samaraa'ya yapılan yürüş için Muktada Sadır grubuna bağlı 8 bin silahli ve Maliki hükümetine bağlı silahlı Şii polislerinden oluşan bir çok sayı Asker ve Polis güçlerini, bu yürüşü korumak amacıyla Samaraa'ya gönderilecek. Ayrıca Muktada Sadır grubun enformasyon sorumlusu Düreyit Haffaci, kuzey Irak'ta yayınlanan Kürdistan News haber ajansına yaptığı açıklamada: ( 3 Temmuz tarihinde Şiiler tarafından yapılan Samarra yürüşü için Mahdi Ordusundan 8 bin kişi silahli katılacaklar, Bagdat ve Samaraa yolunu temizleyeceğiz, Samaraa'ya gidecek militanlar orda kalacaklar ve bir daha dönmeyecekler. Yapılacak bu planlardan sonra Şiiler, bundan sonra Samaraa'da bütün Şii merasimlerine kolayca katılmasını sağlar. Ayrıca bu planı Sunni Araplar kabul etmiyorlar ve şiddetle karşı çıkıyorlar, ama biz bu konuda israrlıyız) .
Ayni konuya ilgili Irak Ulusal Meclisindeki Kürt ittilafı üyesi KDPlı Abdullah Salih, yaptığı açıklamasında: Samaraa yollarını korulmasını Irak savunma güçündeki Kürt askerlerine verilecek. Ayrıca Samaraa'daki Şii makamlarının korulmasınıda Kürt peşmergalara verilecek. Bu son günlerde Necaf'te Kürt grupları, Sadır grubu ve Şii İttilafı arasında yapılan toplantının neticesi sonunda Kürt peşmergalarının bu bölgede görev almaları Sadır grubu tarafından destekleniyor ve sıcak karşılanmıştır.
Şiiler ve Kürtler arasında yapılan gizli anlaşmaya göre, bu planın birinci aşamasında Bagdat ve Samaraa kontrol edilecek , ikinci aşamasında ise Bagdat, Samaraa, Bakakuba ve Tuzhurmatu yollarını Şiiler, Kürtler ve Maliki hükümeti tarafından kontrol edilir. Ayrıca bu anlaşmaya göre Kerkük'te olan Şii Arap göçmenler ise Samaraa'ya dönecekler. O zaman Kerkük'ün Kürt bölgesine ilhak edilmesinde Şii grupların hem siyasi hem de manevi destekleri olacaktı.
Kahire kongresi biter bitmez Talabani ve Barzani başkanlığında Kürt siyasi gruplar, Dukan ilçesinde bir araya gelip, kongreye katılan siyasi gruplarına tepki vermek için bir kınama bildirgesi yayınlamışlardır. Yayınladıkları bildiride Kahire toplantısına katılan siyasi partileri Baascılar yanlısı ve komşu devletlerin muhaberatı olduklarını süçlemişlerdi. Ayrıca bu toplantı Şiiler ve Kürtlere karşı olduğunu iddia etmişlerdi. Bunun ardından KYB ve KDP, yeni siyasi bir Cephe kurmaysı için Bağdatta bazı Şii grupları ile toplantılara başladılar.
Kuzey Irak'ta yayınlanan bir Kürt gazetesinin haberine göre, KDP ve KYB başta olmak üzere Kürt siyasi gruplar, Bağdatta faaliyet gösteren Şii siyasi partileriyle yeni bir Siyasi Cephe kurmaya çalışıyorlar. Kürtler, Kahire toplantısından sonra Şii ve bazı Arap gruplarıyle bir Cephe kurmayı planlıyorlar. 5-6 Haziran tarihleri arasında KYB ve KDP heyetleri Celal Talabani başkanlığında Bagdatta bir çok siyasi partilerle görüşmeler yapmışlardı. Siyasi partiler şunlar:
1- Tarik Elhaşimi başkanlığındaki Irak İslami Partisi 2- Abdulaziz Elhakim başkanlığındaki Irak İslami Yüksek Meclisi3- Nuri Maliki başkanlığındaki Irak İslami dava Partisi.

Ayrıca 19 Haziran tarihinde Bağdatta yine Celal Talabani başkanlığında KYB, KDP, Irak İslami Yüksek Meclisi ve Irak İslami Dava Partisi bir araya gelmişlerdir. Görüşmede Kürtler ve Şiiler arasında uygun yeni stratiji politikasını kurmasını tartışmışlardı.

Ayrıca 26 Haziran tarihinde Bağdatta Abdulaziz Elhakim bürosunda yapılan toplantının sonucunda Irak İslami Yüksek Meclisi ve Nuri Maliki başkanlığındaki İslami Dava Partisi arasında stratiji anlaşması imzalanmıştı. Anlaşmaya göre Şii Birleşik Irak İttilafını güçlendirmesi ve Şii davasını korunması gibi konuları içerimektedir. Ayrıca önümüzdeki günlerde Şiiler ve Kürtler arasında ilan edilecek nihai stratiji anlaşma ve kurulacak yeni siyasi Cephenin ilkeleri şunlardı:
1- Irak'ın yeni Anayasa İlke ve kanunlarına uyulması,2- Maliki hükümetinin siyasi oluşumunu desteklenmesi,3- Irak Yasalarını korulması,4- Kuzey ve Güney Irak'ın Fedralizim sistemini desteklenmesi ve kuvvetlendirmesi,
Kürt grupları, bir yandan bazı Arap siyasi partilerinin özellikle Sunni Araplar, bazı Şii gruplar ve Türkmenler arasında yapılan birleşmelere karşı çıkıyor ve tepki gösteriyor, grupları Baascı yanlısı ve komşu devletlerinin muhaberatları olduklarını iddia ediyor, diğer yandan ise kendi çıkarları için Şii grupları ile sözde Irak çıkarları için birleşme planlarını yapmakta olduğubu göstermeye çalışıyorlar. Burada Kürt grupların özellikle KDP ve KYB'nin asıl derdi Irak'ta coğunluğu oluşturan Şiiler ile anlaşıp bir dönem istediklerini yapmak için özellikle Kerkük'ü Kürtleştirmek, Irak'ın Petrol kaynaklarını kontrol etmek gibi bir çok önemli konuları elde etmesini sağlayan bütün faktörlarını siyasi sahada kolaylaştırmak için, sadece Kuzey Irak değil bütün Irak'ı ele geçirmek istiyorlar. Hedefleri Şii gruplar ile birleşmek değil, kendi özel çıkarlarını bölgede elde etmek maksadıyla Şiileri, Sunni Araplar, Türkmenler ve diğer etnik gruplara karşı kullanmaktadır.

Kürt grupları, Kahire'de yapılan toplantıya neden bu kadar tepkili olduklarında bu sorular bizim için ortaya çıkmaktadır:
1- KYB ve KDP toplantıya davet edilmemesi,2- Kürt grupların muhalefet ve alternatifi olarak Irak Kürdistan Özgür ve Adalet Partisi başkanı Erşat Zebari ve yardımcısı Cevhar Harki'nin toplantıya katılmaları,3- Yine Kürt yönetimine muhalefet durumunda olan Kürdistan İslami Birliği başkanı Selahattin Mehmet Bahattin'in katılması,4- Toplantıya katılan grupları tarafından Irak'ın toprak birliğine savunulması ve Irak bir fedralizim sistemi olmasını reddedilmesini desteklemeleri,5- Kerkük, Kürt bölgesine değil özel bölge veya Irak'a bağlanması,

Türkmen Yönetici'ye Suikast Düzenlendi



Dün 5,07,2007 Tarihinde İş Adamı ve Yenitisin Belediyesi Meclis Üyesi Seyfettin BİRAVCI'nın ve İş Yerine Silahli 6 kişe terafndan Saldiri düzenlendi , saldırganlar ateş açınça şehidimizde karşilikli ateş açmaya başladı saldırganlarin birsi ölürken digeride agır yarali olarak hastanda öldü, ve kaln 4 kişi kaçti ve Kahraman şehidimizde yarali olarak hastanaya kaldirildi ve 3 saat sonra allahin rahmetine kavuşarak hayatını Kayıbetti, 1946 dogumlu olan Seyfettin BİRAVCI 3 oglan 2 kız babasıydı ,ve Yenitisin Semtinde ( Tisin Döviz Büroso Sahibiydi) dün akşam çok kalabalık ve Büyük bir coşkuyla Şehidin Cenazesi MHP Bayragina sarılarak Kerkükte Topraga Verildi.

Perşembe, Temmuz 05, 2007

ITC Genel Başkanlığı Basın Açıklaması



IRAK TÜRKMEN CEPHESİ

Genel Başkanlığı

Basın Bülteni

04 Temmuz 2007 Washington


"Irak'ın biran önce barışa, huzura kavuşması, mezhep kavgasının sonlandırılması, Irak'lılık bilincinin pekiştirilmesi, milis güçlerin biran önce dağıtılması, Irak anayasasının yeniden gözden geçirilmesi, Irak anayasasında Türkmenlerinde asli unsur ve kurucuları arasında yer almasını ve özelliklede Kerkük'e özel statü verilmesini talep ediyoruz."


Dünyanın en önemli petrol yatakları üzerinde bulunan Kerkük ve Türkmeneli coğrafyasında bin yılı aşkın süreden buyana yaşamakta olan Türkmenler, Ortadoğu'daki barışın sembolü ve teminatı olmuş bir millettir.
Dünya siyasi tarihinde Mezopotamya olarak bilinen bereketli topraklar üzerinde yaşayan toplulukların bir arada barış ve kardeşlik içerisinde yaşabilmesinin en önemli etkeni şüphesiz Türkmenlerdir... Bölgenin kültür sanat zenginliğinin kaynağı olan Türkmenler, Irak'ın bağımsız devlet oluşumunda çimento vazifesi gören medeniyetinde temsilcisidir.
İnsanlık tarihinin en eski yerleşim yeri olmakla beraber, ilahi dinlerin beşiği sayılan coğrafyada farklı inanç grupları bütün olumsuz koşullara, kışkırtma ve yönlendirmelere rağmen beraberce barış ve kardeşlik içinde binlerce yıl bir arada yaşamış ve günümüze kadar gelmişlerdir.
Birinci Dünya Savaşı sonunda yapılan anlaşmalarla Osmanlı Devleti'nden ayrılarak oluşturulan Irak Devletinde her ne kadar insanlığın gereği olan demokrasi bugüne kadar tesis edilmemiş olsa da yüzyıla yakın bir süre bölgemizdeki istikrar, Türkmenlerin sağduyu ile hareket ederek; birlikte yaşadığı topluluklarla geliştirdiği insani ilişkiler yüzünden korunabilmiştir.
Lozan Antlaşmasında askıya alınan bölgemizin statüsü milletlerarası kuruluşlar tarafından yeniden belirlenirken Irak Devleti'nin kuruluş anayasasında yer alan Türkmen hakları yıllar geçtikçe unutulmuş üstelik yok edilmek için insanlık dışı muamelelere tabi tutulmuştur.
Monarşi rejiminden sonra dikta Irak yönetimleri altında bile Irak'ın toprak bütünlüğü ve bölgenin kültürel yapısının korunmasından yana barışçı çözümleri savunan Türkmenlerin "Medeniyetler Savaşı" yerine sürekli "Medeniyetler ittifakı"ndan yana olduğuna bütün dünya tanıktır.
İnsanlık suçu olan "terör" olaylarına bölgemizin çeşitli unsurları bir şekilde bulaşmış olsa da, Türkmen halkından tek bir unsurun ilişkilendirilmesi kesinlikle mümkün değildir.
Irak Türkmenleri olarak son 85 yıldır tek suçumuz "İnsan Hakları Beyannamesi"ne olan inancımız, BM (Birleşmiş Milletler) normlarına olan güven ve itimattır.
1959'da Türkmenlere karşı başlatılan bilinçli katliam neredeyse elli yıldır sürerken, Saddam zulmünden en fazla mağdur edilen toplulukta şüphesiz Türkmenlerdir. Özellikle Kerkük'te Kraliyetten Cumhuriyete, Cumhuriyetten diktatörlüğe hatta günümüze kadar geçen sürede bütün yönetimler Türkmen varlığına son vermek için her türlü vesileye baş vurmuşlardır. Ancak bu kadar mezalime rağmen Türkmenler, bölgede barış, huzur ve kardeşliğin bozulmaması için elinden gelen gayreti göstermişlerdir.
Irak'ın demografik yapısı göz önüne alındığında bölgenin "Barış unsuru" olan Türkmenleri anlayabilmek, Türkmenlerin sadece Irak değil, Ortadoğu ve dünya barışının da teminatı olduğu gerçeği ile yüzleşmek için, sizlerin yani ABD'nin bizleri daha yakından tanımanız, tarihin derinliklerinden günümüze kadar geçen sürecin iyi bilinmesini bekliyoruz...
Bu bağlamda Irak'ın biran önce barışa, huzura kavuşması için mezhep kavgasının sonlandırılması, Irak'lılık bilincinin pekiştirilmesi, milis güçlerin biran önce dağıtılması, Irak'ın yeraltı kaynak gelirlerinin tek elde toplanıp adil ve hakça dağıtılması, Irak anayasasının yeniden gözden geçirilmesi, Irak anayasasında Türkmenlerinde asli unsur ve kurucuları arasında yer almasını ve özelliklede Kerkük'e özel statü verilmesini talep ediyoruz.
Bu arada ABD'de bulunduğumuz sürede çeşitli yetkili makamların bizi kabulleri ve görüşlerimizi dinlemelerinden dolayı kendilerine şükranlarımızı sunarız.

ITC'nin bu tarihi seyahatinin gerçekleşmesinde değerli yardımlarda bulunan, Washington'daki temaslarımızda büyük emeği geçen;
Sayın Nurten URAL, ATAA Başkanı Sayın Günay EVİNÇ, ATAA Başkan Yardımcısı Sayın Güler KÖMÜRCÜ, AKŞAM Gazetesi Yazarı ve katkısı olan herkese ayrıca teşekkür eder, şükranlarımızı sunarız...

Irak Türkmen Cephesi
Genel Başkanlığı