Pazartesi, Ocak 30, 2006

Stratejik rezerv zorunluluğu


ABD, 1973-74 yıllarındaki petrol ambargosundan sonra stratejik petrol rezervi tutmaya karar verdi. Nedeni, hem ham petrol arzının devamlılığını sağlamak, hem de fiyat şoklarını önleyecek bir stok bulundurmaktı. 1972 yılı sonlarında petrol fiyatları 3.5-4 dolar seviyesindeydi. Yani, yaklaşık olarak bugünkü fiyatlarla 12.5-13 dolar seviyesindeydi. 1973 yılında, OPEC'in Arap üyelerinin, İsrail-Mısır çatışmasında İsrail'e destek veren Batılı ülkelere petrol ambargosu başlatmasıyla petrol fiyatları 12 dolara çıkmıştı. (Bugünkü fiyatlarla 36-38 dolar seviyesi) İşte bu gelişme, ABD'nin stratejik petrol rezervi tutma kararını oluşturdu. 1977 yılından itibaren stratejik petrol rezervleri birikmeye başlarken, 1986 yılının ortalarında tutulan rezerv miktarı 500 milyon varile ulaştı. Bugünkü cari fiyatlarla 32 milyar dolarlık bir stok demek. 1986 yılında, 500 milyon varillik bir stokla, ABD ekonomisi hiç petrol ithal etmeden 118 gün idare edebiliyordu. Bugün ABD'de stratejik petrol rezervi 700 milyon varil seviyesinde ve ithalat yapmadan 59 gün idare edebiliyor. 700 milyon varillik stokun ortalama maliyetinin ise varil başına 27.7 dolar olduğu biliniyor. 700 milyon varillik stok, aslında nerdeyse dünyanın bir haftalık toplam tüketimi demek. Stratejik rezervler tutulmaya başlandığından bu yana, tam 4 kez piyasaya sürülmüş. Bunlardan ilki 1985 yılında deneme amaçlı olarak az bir miktar olurken, 'amaca yönelik' satış 1990-91 yıllarında birinci Körfez Savaşı sırasında 21 milyon varil piyasaya sürülerek yapılmış. En son yapılan satış ise geçen yılki Katrina kasırgası sırasında 11 milyon varillik satış olmuş. ABD, stratejik petrol rezervi biriktirebilmek için şimdiye değin yaklaşık 5 milyar dolarlık bir altyapı yatırımı yapmış. 700 milyon varillik stok için de 17 milyar dolar ödemiş. ABD Başkanı'nın talimatıyla, günlük en fazla 4.4 milyon varil petrol piyasaya sürülebiliyor. Gelelim ülkemizdeki duruma. Türkiye 2005 yılında toplam 23.5 milyon ton (yaklaşık 150 bin varil) ham petrol ithalatı yaparken, 660 bin ton LPG ve petrol ürünü ithal etti. Buna yaklaşık 25 milyar metreküplük doğalgazı da ilave etmek gerekiyor. Son iki yıllık dönemde, bir taraftan dünyada ham petrol ve petrol ürünleri fiyatları artarken, diğer taraftan son birkaç aylık dönemde de doğalgaz arzı ile ilgili sorunlar yaşanıyor. Geçtiğimiz birkaç hafta içinde, önce Ukrayna, sonra da İran üzerinden ülkemize ulaşan doğalgaz arzında sorunlar yaşandı. Hükümet, 'konutlarda sorun yok' diyerek örtülü bir biçimde soruna yaklaşırken, kendi elektriğini üreten sanayi işletmelerinde doğalgaz kesintisi yapıldığı gazetelere yansıdı. Türkiye, öyle görünüyor ki siyasetçilerin gözünde 'her köye elektrik' kampanyası döneminde kalmış. 'Bu yıl istihdam yılı olacak' biçiminde açıklamalar yapan hükümet üyesi bakanların, 'bu istihdam, enerjisi olan işletmelerde mi olacak?' sorusuna nasıl yanıt verecekleri belli değil doğrusu. Geçtiğimiz haftanın 'ironik' haberi, Cezayir'den gelen sıvılaştırılmış gaz yüklü tankerin Çanakkale Boğazı'nı geçmesi olsa gerek; nerdeyse kutlama yapacaktık! Asıl sorumuza gelelim; acaba Türkiye'nin stratejik petrol ve gaz rezervleri var mıdır? Varsa ne kadardır? Yoksa böyle bir stok yapmayı hâlâ düşünmüyor muyuz?